KLBT Tur detayları

01 Ekim 2011

2011 _ MBD_ KLBT Ekim 28-29-30

başvuru formu http://www.surveymonkey.com/s/2CLQQ5Q

Karya’dan Likya’ya Bisiklet Turu 1

25 Eylül 2011

Değerli bisiklet dostları merhaba,

Muğla Bisiklet Derneği tarafından 28-29-30 ekim 2011 tarihlerinde Muğla- Fethiye Bisiklet Turu organize edilecektir. Tur, Muğla’dan başlayacak, Ula- Köyceğiz- Dalyan yolu ile Fethiye’de sona erecektir. Yolumuz üzerinde bulunan turistik yöreler, kültürel ve tabiat varlıkları da ziyaret edilecektir. Köyceğiz’de bulunan Sultaniye Kaplıcaları, Dalyan’da bulunan Kaunos, Kral Mezarları ve kaplumbağaların üreme alanı olan İstuzu Plajı ziyaret edilecek yöreler arasındadır. Bisiklet tur parkuru ile katılım konusundaki ayrıntılar daha sonra açıklanacaktır.

Bu tur öncelikle turistik bir gezi olacaktır. Parkurlar kısa tutulacak, plajlarda denize girilecek, antik yerleşim yerleri ziyaret edilecek, yöre halkı ile tanışılacaktır.

Bu tür organizasyonların, ticari bir kuruluş olmayan derneğimiz çalışanları tarafından, işinden- eşinden- çocuğundan ayırdığı zamanda çalışarak yapıldığı, bu işten derneğimiz üyelerinin ticari bir kazanç gütmediği, profesyonel olmayan dernek üyelerince düzenlenen bu tür organizasyonlarda her zaman aksaklıklar olabileceği, meydana gelebilecek aksaklıklardan sorumlu tutulmamızın, üyelerimizin çalışma azmini de olumsuz yönde etkilediğini tüm katılımcıların unutmamalarını rica ediyorum.

Turumuz öncelikle bir bisiklet turu olup, bu turda bisiklet eğitimi verilmemektedir. Viraj dönmesini, inişte bisiklet sürmesini, fren yapmasını bilen bisikletçilerin katılımının sağlanmasına önem vermekteyiz. Bu nedenle katılımcıların seçimi için, her yöreden bir dernek veya tecrübeli bir bisikletçiyi seçim konusunda görevlendirdik ve seçilen katılımcıların niteliği ve sonradan çıkarabileceği sorunlar konusunda da sorumlu kıldık.

Turumuz bir spor ve kültürel etkinlikten öte, aynı zamanda çevreci bir yönü olduğu da dikkate alındığında, lüksten ziyade, doğa ile içiçe olmak hedeflenmiştir. Katılımcıların spor yaparken, doğal ve kültürel zenginliklerimizi de koruyacaklarına inanıyoruz.

Bu turda bir diğer amacımız, katılımcı arkadaşlarımızı yıllardır ülkemizi ve dış dünyayı bisiklet üzerinde gezen değerli bisiklet gezginleri ile de tanıştırmaktır. Özellikle yemeklerden sonra küçük gruplaşmalardan ziyade, diğer katımcıları da tanımaya yönelik kaynaşmaları sağlamayı hedefliyoruz. Akşamları ise bisikletçileri, hepimizi ilgilendiren seminerler verilecek, programlar yapılacaktır. Tüm katılımcılara, tur boyunca görevler verilecek ve verilen görevleri yapıp yapmadıkları denetlenecektir.

Bu tur bir yarış veya müsabaka olmadığını herkesin hafızasına yerleştirmesini rica ediyorum. Bireysel bisiklet sürüşlerinden farklı olarak, bu tür turlarda kazasız turu bitirebilmek için azami dikkat sarf edilmesi gerekmektedir. Kaza meydana gelmesi sadece kazayı yapan açısından değil, tüm katılımcılar açısından bir olumsuzluk olacaktır, bu nedenle kişisel keyif için risk alan kişi aynı zamanda tüm katılımcıları da riske atmış olacaktır. Bu nedenle riskli sürüşler kesinlikle önlenecektir.

Turda birlikte hareket edilmesi için en azından yokuş çıkabilecek kadar antremanlı bisikletçilerin seçimi çok önemlidir. Antreman eksiği olanlarla, yürüyüşçülerin, bu turda katılımcılar açısından getireceği sorunlar nedeniyle mümkün olduğunca, bu kişilerin ayıklanması ve tura katılımının engellenmesine dikkat edeceğiz. Bu turda araç desteği verilmeyecektir. Yokuş çıkamayan bisikletçilerin bu tura katılmamaları hem kendileri, hem de diğerlerinin yararına olacaktır. Yağmur yağması, hatta geçen yıl olduğu gibi dolu yağması durumunda da, araç desteği verilmeyecektir. Tüm katılımcıları taşıyacak araç imkanımız olamayacağı gibi, araçla yokuş çıkmak veya yağmur nedeniyle araçla yola devam etmek istemek, bisikletçiliğin ruhuna da aykırıdır. Bizler doğanın içinde, doğa ile bütünleşmeye giden, doğanın tüm zorluklarına meydan okuyan, bunları kendi gücümüzle yenmeyi amaçlayan insanlarız. Tüm katılımcılar yağmur yağarsa ıslanacak ve yokuş çıkamayanlar yürüyerek kamp yerine ulaşacaklar veya kendi çözümlerini bulacaklar.

Tur sırasında servis hizmetimizi Tarkan kardeşimiz yapacaktır. Parça kullanılmadan yapılan, sadece el emeği gerektiren her şey ücretsiz olup, parça kullanılması durumunda, parça ücreti katılımcı tarafından ödenecektir.

Tüm Karya’dan Likya’ya Bisiklet Turu 2011 katılımcıları için kazasız belasız ve eğlenceli bir yolculuk dilerim.

Hepinize selam ve sevgiler sunarım…

Dr.Bülent Savran

Muğla Bisiklet Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Sihirli Tur

25 Eylül 2011

Bisiklete binen insanlar mutlu olurlar.
Çünkü
Bisiklet bedeninizdeki negatif enerjiyi alır. Doğa ile barışık oluşundan beslenen bir huzuru aktarır insana. Bisiklet ile yolculukta görmek, dokunmak, tatmak ve işitmek çok daha kolay ve fazladır. Geçtiğiniz yerleri daha yakından tanırsınız. Yol güzergâhınızda karşılaştığınız köyler, bahçeler, yaylalar ormanlar vb mekânlar ve sokakların kokularını duyarsınız. Öylesine geçip gitmiş olmazsınız. Yolda gördüğünüz karşılaştığınız insanlarla daha kolay iletişim kurabilirsiniz. Fotoğraf çekmek için istediğiniz kadar istediğiniz yerde pratik bir şekilde in bin yapabilirsiniz. Pedallarınızın tekerlerinizin arasından kaçışan karıncaları böcekleri görmeden selamlamadan geçemezsiniz.
Bisikletinizle birlikte doğaya açıldığınızda hissettiklerinizin yanına bir de serin rüzgâr sesi eklenir. Bu hissi yürümek veya otomobille duyumsamanız zordur.
Bisikletle iseniz istediğiniz yerde durup dinlenebilirsiniz. Tanışıp konuşup selamlaşabilirsiniz. Bütün bunların hepsini doğaya zarar vermeden akıcı bir şekilde yapabilme imkânınız vardır.
Aradığım dostluğu bisikletimle birlikte buluyorum. Bisikletimin beni daha ne güzelliklere götüreceğini tahmin bile edemem.
Gökova bisiklet turunda pedallamaya başladığım ilk gün ve saatlerde herkesin hangi yaşta olursa olsun çocuklar gibi neşe ve sevinç içinde olduğunu gördüm. Herkes Daha bir enerjik esprili pozitif mutlu ve huzurluydu. Ancak son günler değil. Son saatlere doğru ister istemez içimi bir hüzün kapladı. Ayrılık saati dakika dakika yaklaşıyordu çünkü. Yollarda Pedallayarak mutluluğa akıp giderken hiç bitmesin istedim. Her bisiklet aşığının içinden geçirdiği dileği olmuştur sanırım. “Benim işim bu olsa da bisikletimle hep yollarda olsam ,şehir şehir, köy köy ,dere tepe gezsem” diye..
Biz Bisiklet severlerin başta kabullendikleri şeyler var. Yokuşlarda susamayı sevmek. Dik rampalarda adeta güreşirken bedeni sınırlarımıza dokunmak. Ruhen de dinçleşmek.
“Zorunuz ne? Bu eziyet niçin?” diye soranlara aslında verecek cevabınız çoktur ama daha çok gidilecek yolununuz çıkılacak yokuşlarınız inişinde dinlenip dinleyeceğiniz rüzgârın sesi, buluşacağınız manzaralar, ciğerlerinizin diplerinde bol oksijenle yıkanmamış hücre var sizi bekliyordur. Soruyu geçiştirmekle yetinirsiniz. Kızmasınız, aksine yaşadıklarınızı yaşayamadıkları için soranlara üzülürsünüz bile.
Her yıl katıldığım Gökova bisiklet turu benim için Bisiklet ile içimdeki kötü tarafı öldürüp ruhani değişim yolculuğuna yeniden başlamak anlamına geliyordu adeta… Bedenimi ve ruhumu yeniden eğitmeye başlama turu oluyor…
Gökova bisiklet turuna her gelişim istemeden yaşamak zorunda bırakıldığımız yaşamlardan kaçış şeklinde oluyor..Turun bitimine doğru hüzünlenişim de kaçtıklarımıza istemeden geri dönmek zorunda oluşumuzdan.Ama olsun zorlu yaşamlara güçlü bir şekilde dönüyoruz.Artılarla kazandıklarımızla birikimlerimizle dingin bir ruh ile güçlenmiş bir beden ile dönüyoruz.

İşte bunlardan dolayı Gelecek yılların Gökova Bisiklet turlarına zaman ve imkânlarımı zorlayarak da olsa katılmak istiyorum.
Eğer siz de bir gün Gökova Bisiklet turuna katılmaya karar verirseniz mutlaka ona yakışan edep ve saygınızı kuşanarak gitmelisiniz. Hoyrat tavırlarımızı unutmalı geride bırakmayı denemeliyiz. Ki tur boyunca yaşayacağınız huzuru mutluluğu bedeninize akıtabilesiniz.
Bu yüzden diyorum ki
Gökova bisiklet turuna cesareti olanlar gelsin
Yıl boyunca hayal kurup bekleşenler gelsin
Rahat ve konforlu yaşamlarını terk etmeyi göze alabilenler gelsin
Yağmurda ıslanmayı üşümeyi, krampları, pişik olmayı çizikleri düşmeyi sert zeminde yatmayı göze alanlar gelsin
Yokuşlara ve karşıdan esen rüzgârlara kızmayacaklar gelsin
İnsan hayatının üç törpüsü olan gürültü, stres ve kirlilikten şikâyeti olanlar gelsin
Daha azla yetinerek paylaşarak yaşamanın tadına varmak isteyenler gelsin
Hayatında belki ilk defa gördüğü diğer bisiklet severleri sanki uzun zamandır göremediği kardeşlerini görmüş gibi sevinecekler gelsin
Dostlar edinip dostluklar kurmak isteyenler sevgiye aç olanlar gelsin
Güçlü olmadığı halde kendini güçlü hissedenler gelsin
Döndüğünde arkadaş eş ve çocuklarına anlatacağı anılar biriktirmek isteyenler gelsin
Zorlu tur yollarında yediği bir meyvenin daha önce yediği yüzlercesinden daha tatlı ve lezzetli geldiğini görmek isteyenler gelsin
İçtiği su, çay ayran ve kahvenin farkına varıp tüm hücrelerinde duyumsamak isteyenler gelsin
Tüm yaşayacağı güzelliklerden dolayı içi minnet hissi ile dolacaklar gelsin
Gözlerini kapayıp yaşadıklarından ötürü şükretmeden geçemeyecekler gelsin
Yaşadıklarının ve sahip olduklarının kıymetini bilip Şükürsüz geçen günlerine acıyacaklar gelsin
Milyonlarca insanın içinde bu güzellikleri yaşayıp kendini seçilmiş ve özel hissedecekler gelsin
Ve sonunda kazanacağı mutluluk cesaret ve güvenle hayatın anlamını yeniden keşfe başlamak isteyenler gelsin
Hayatının en büyük meydan okumasını gerçekleştirmek isteyenler gelsin
AHMET GİRAY KÜTÜK/ANKARA

02 Eylül 2011

GÖKOVA BİSİKLET TURU 2011
Az gittik, uz gittik,
Dere tepe düz gittik,
Başımızda Gök,
Tekerimizde ova
GÖKOVA!..

Nefesimizle yıkadık doğayı,
Terimizle suladık toprağı,
Kah balık olduk denizde,
Kah böcek olduk çimende,

Çevreyi kirletmedik,
Doğayı küstürmedik,
İki teker üstünde,
Biçilecek ekin ektik,

Anlattık gerçek bir hikaye,
Örnek olsun memlekete,
Görenler pay alsın,
Çocuklarımız kazansın,

Herkes şahit oldu,
Nefesimizle yıkadık doğayı,

Berin Altunbozar
GBT2011

Ören Ay Şafağı

21 Ağustos 2011

ÖREN AYŞAFAĞINDAN GEÇİP GİDEN BİSİKLETLİLER GÖRDÜM;
ÇOKTULAR VE ÂŞIKTILAR
Umur GÜRSOY

“bisiklete binince şaman
bisikletten inince müslümandılar”
Hasan Hüseyin Kormazgil
Ağlasun Ayşafağı şiirine nazire)

Özellikle zor çıkılan rampalarda çoğu kez başını hiç kaldırmadan sadece 1-2 metre önünü görerek bisikleti süreriz. Uzun turlarda ustaların yeni başlayanlara verdikleri ilk öğütlerdendir, bu. Deve kuşu gibi başını kuma sokmanın ‘bisikletlice’sidir bir bakıma. Zira yokuş aceminin, antrenmansızın gözünü korkutur ve gücü düşebilir ya da bisiklete binmeyi yarıda bırakabilir. O nedenle kimi zaman bisikletin ustaları tura yeni başlayan güçsüzlerin veya turda ilk kez pedal basacakların “Daha çok yokuş var mı?” sorularını ya gülerek geçiştirir ya da çokça “Az kaldı, ha gayret!” diye yalan söylerler.
Üçüncü kez katıldığım Gökova Bisiklet Turu sonunda hekim meslektaşım Bülent Savran ustanın “Sen de deftere bir şeyler yaz!” isteğini Ören gecesinin ayşafağı yalnızlığında kurgularken; uzun bisiklet turlarının hayatın kendisine ne kadar benzediğini düşündüm. Bir farkla: Turun sonunda hayat devam ediyor ve büyük olasılıkla katılanların çoğu için bisiklet turu mutlu sonla bitiyor.
Kısasıyla (bir günlük) uzunuyla (bölgesel, ülke veya dünya turu) bisiklet turu, hayatın küçük bir örneğidir. Hiç bitmeyecekmiş sandığın yokuşlar (zorluklar) bir an (gün) gelir biter. Tam artık rahata kavuştuk inişe geçtik derken bir bakarsınız yeni bir yokuş (hayatın zorluğu) daha başlamış. Deneyimli bisikletçiler her inişin bir yokuşu her yokuşun bir inişi olduğunu bilirler ve kabul ederler. Böylece yaşama ve onun acı tatlı sürprizlerine karşı bilgece, sabırla ve umutla bakarlar. Ne var ki her tura katılanların hepsi, aynı yolu, aynı yokuşları ve aynı inişleri geçtiği için tura katılan herkes yokuşun ne zaman biteceğini, daha kaç yokuş kaldığını eninde sonunda öğrenir, ama hiç kimse, sadece kendisinin geçeceği kalan ömrünün kaç yokuştan oluştuğunu; hayatındaki yeni yokuşların ve inişlerin ne zaman başlayacağını ve önündeki yolun uzunluğunu ve kısalığını; kendisine ne sürprizler hazırladığını önceden bilemez. Hayat tıpkı hep önündeki 1-2 metrelik yola bakarak yokuş tırmanan bisikletçinin önünü gördüğü gibi yaşanır. Kimi zaman lastik patlar, kimi zaman bisikletiniz parçalanır ve geçici veya kalıcı olarak turu terk etmek zorunda kalırsınız. Bir günden hatta bir andan ötesini göremeyiz gerçek hayatta. Bu yönüyle de bisiklet turu hayata hazırlanan gençler için çok öğreticidir. Hayatın antrenmanıdır bir bakıma.
Barışa Pedal’dan Aydan Çelik’in düşünce ve yazın babası olduğu bitmemiş ‘Bisiklet Manifestosu’ndaki gibi bisiklete binen manifestoyu az çok yaşar (bkz. http://www.pedalsesi.com/tr/viewtopic.php?f=20&t=3393). Manifestomuza Aydan’kilere ilave biz de bir şeyler katalım dedik. Bisiklet:
Eşitliktir: Bazen biz bisikleti taşırız.
Özgürlüktür: Ferman veren her zaman değişir, ama dağlar bizimdir.
Kardeşliktir, Tevazudur kimi zaman. Çocukluktur, Aylaklıktır; hem ne biçim!
Sükûnettir, İdraktir, Rüyadır, Hayal gücüdür. Dengedir; durduğunuzda devrilen.
Şeytanarabasıdır, Libidodur, Bahardır ve Yazdır; yaz yaz bitmeyen.
Kıştır, sonbahardır, yola çıkarsan dört mevsimdir.
Devrimdir, Ütopyadır, Kırmızıdır, ebrulidir.
Muhaliftir, Mesttir ve Bir lokma bir hırkadır.
Şehrazat’tır Bağdat’ta; Kerameti kendinden menkuldür. Bi tur versene, birazcık da ben bineyimdir.
Aşüftedir: Yoldan çıkartır. Dikkat etmezseniz kötü yola düşürür.
Mor Külhanidir, Rosinantedir ki muhterem ikitekerliler; Hâlâ onu günümüzün yel değirmenleri nükleer ve termik santrallarla karşı süren Don Kişotlarımızdan biri bu cümlelerin yazarı ile pedal basmakta idiniz.
Ve bisiklet: Rüzgargülüdür, Yelken, balık, dümen, su.
İsyandır, Şarabi eşkiyadır: Şan verir ortalığa her bahar. Kimi zaman şahlanır bile.
Köroğlu’nun kılıcıdır; Otomobil icat olur mertlik bozulur.
Tek kişilik karnavaldır: Dünyanın sokaklarını gezdirir, istersen.
Müslüman mahallesinde salyangozdur, Kel-alakadır.
Pembe yalandır: Her evde vardır, sadece çocuklar biner; sorarsan turda çok yokuş yoktur önünüzde.
Doğa dostudur: Denizi, gölü, akarsuyu, bozkırı, tarlalar arasını, ormanı, ağacı, hayvanı, börtü böceği çok sever. Biraz köpekten tırsar, sadece.
Meydan buldu mu okur.
İsteyenin Yalnızlığını paylaşmaz, en sonda gidersin, istersen kaybolursun, üstüne tur bindirirler, kimi zaman ve istersen eğer, erken gelirsin kamp yerine bir tek senin çadırın kurulu da olur o gece. Yalnızlık paylaşılmazdır zira.
Özellikle tur boyunca Güvende olursun, kimse sana posta koyamaz, zira çoksunuzdur. Dolmuş şoförlerinin dayanışmasının verdiği doyumunu yaşarsınız.
Nesilleri arası kaynaşma, el verme ve bilgi, deneyim ve terbiye aktarılması olur. Bazen aynı nesil içinde bunu yapmak gerekirse de. Çoğu zaman iki taraflı bir aktarmadır bu.
Turda ve bisiklete binerken Disiplinin faydaları görerek, yaşanarak öğrenilir. Yine de ambulanslar arkada diye güvenmeyin, onlar hasta nakil aracı olabilir. İçinde ne doktor ne de boyunluk olmaz, kimi zaman.
Turda, Hem ve karşı cinslerinizle arkadaşlıklarınız olur, olanları ilerletirsiniz. İleri sandığınız arkadaşlıklarınızı daha iyi anlayıp kimi zaman mertebe düşürdüğünüz de olma mı?
Yani insan tanırsınız, hayatın kısa ve küçük bir sınavıdır bisiklet turları.
Doğa ile mücadele ettiğinizi sanırsınız, ilk sağanak ve düşen yıldırımda yanıldığınızı anlar, evrende nokta olduğunuzu kavrarsınız. Yine de güçlüklere dayanmayı öğrenir ve bilirseniz, ıslanmamak ya da ıslanmaktan mutlu olmanız mümkündür; bir karınca gibi. Aynı yağmur ve yolda ıslanmasanız da başbakanınızı da anlarsınız o zaman.
Çadır kadar bireysel ve bir o kadar da toplu, konut yoktur. Çadırı hiçbir zaman aynı yere kuramazsınız; aynı derede de hiçbir daha yıkanılamayacağı gibi; hiç fark ettiniz mi?
Geçinmeye ve kaybolmamaya niyetiniz varsa Harita, güzargâh okuma, GBS (GIS-Coğrafi Bilgi Sistemleri)’ni de ufak ufak öğrenirsiniz.
Ve Bisiklet: Aşktır, of aman aman. Aşkın her türlüsünü yaşatır bisiklet ve bisiklet turu. Hele Gökova Bisiklet Turunda iseniz, aşk ağır basar, biraz, diğerlerinden. Zira Ören’de ayşafağından ve onun denize vuran şavkından geçersiniz. Yanınızda karasıyla beyazıyla, pembesiyle, moruyla her renkten sevdalarınız; şimdiki ya da gelmiş geçmiş bütün imkanlı ve imkânsız aşklarınız, âşıklarınız yanınızdadır. Siz almasanız da onlar gelir sizi bulur.
Gökova Bisiklet Turu’nun bütün bölümlerini sağ salim ve kazasız belasız Bu yıl da bitirdiğim için Evrenin bütün tanrılarına ve dengelerine çok şükürler olsun. …/.

GBT ÇAYLAĞI 2

06 Temmuz 2011

GBT ÇAYLAĞI 2

Her ne kadar herkese GBT fatihi desek de, hala çaylaktık, artistlik yapalım dedik. Çünkü GBT Fatihi o kadar çok vardı ki haddimizi biliriz.
Arkadaşlar her tur bir deneyim ve ben her turda bir sürü şey öğreniyorum. Bisiklet, pedal pedal dünyayı, insanı, paylaşımı, doğayı öğretiyor bizlere. Şunu çok iyi biliyorum ki Gökova akrabalığı çok çocuklu bir çekirdek aileye dönüştü ve Gökova kardeşliği oldu.
Ben her Muğla’ya gidişimde memlekete gider gibi hisseder, çocuklar gibi şen olurum. Sadece bisiklet camiası değil orada kadim dostlarım da vardır. Mesela Gözcü Abi… Tabi bu ismi tanıyanların yüzünde bir gülümseme belirecek. Bülent hocam “Muğla’nın en egzantrik adamıyla tanışmışsın.” demişti. Tabi bu gidişimizde de kuzen Ati ile Gözcü Abi’nin mübarek dükkanını tavaf ettik, kutsal ziyaretimizi ettik. Ama Canımız bitanemiz Nihal’i de götürdük. Lakin gitmeden önce bilimum gereken bilgilendirmeyi yaptık. Gittiğimiz de uyukluyormuş mübarek ağabeymiz, sağ olsun bizi görünce sevindi, laboratuarında kutsal rakısına henüz başlamış keyfi yerinde idi. Nihal de çok sevdi içtenliğini doğallığını.
Efenim yavaş yavaş başlayalım Gökova maceramıza, ilk gün sabah kahvaltımızı Ardore Cafe de yaptık garsonların iki elleri termosların tetiğinde bardağı boşalanı ışık hızıyla dolduruyor gak deyince ekmek guk deyince çay.

Geçen yılki dostlarımızla küçük küçük selam ve kucaklaşmadan sonra bas pedala bas pedala bismillah kampüs rampası. Kuzen Ati ile dilimiz dışarıda Ula’ya vardık. Ula’ya varınca hep Başmakçı’ya gelmiş gibi oluyorum; sokakları, insanları, bisiklet sevdaları. Öğle yemeğini Ula’lı teyzelerin elinden yedik, Belediye Başkanı bize çıkışa kadar eşlik etti.

SAKAR’DA İKİ SAKAR
Gene sakar rampası adını duyunca titriyoz kardeşim, he de de he de de indik ilk yarısındaki petrolde mola yerine varınca “bu ne len sakar sakar dedikleri pedalımın tersinden inerim kardeşim.” diyerek efelendik.
Hey azmağını sevdiğimin Akyaka’sı her gittiğimde başka tutuluyorum yahu. Çadırımızı pardon villamızı geçen yılki aynı temelin üstüne inşa ederken Ati ile, dev ekran Led tv mizi nereye kuralım konusunda küçük bir tartışma yaşadık. Ayrıca bu sefer uyanıklık edip Ati balkona bambuları döşerkene duvardan duvara gardrobumuzun yarısından fazlasını ben kapladım.

Başka zaman saat çalınca vızık vızık öten biz 6 dedimi uyanıyoduk bisiklet sevdasına. Öğle yemeği Akbük’de. Gözel Rabbim cenneti yapmış goymuş, adını da Akbük demişler. Buz gibi portakallı gazoz içimize cozur cozur gidiyo hey hattt. Yemek öncesi Levent Bey’in annesinin yaptığı kurabiyeler ise hızır gibi yetişti. O kadar kişiyle paylaştık bitmedi mübarek kurabiyeler, tur boyunca yetti. Yemeği yerken kultak kultak yutuyoduk. Akıllılık edelim dedik önden bastık pedala gelen geçiyo, gelen geçiyo yahu bunlar bisiklete binmiyoru, uçuyoru.
Örende çadırlar kuruldu, akşam yemekten sonra Eric bizim kuzen Ati’yi ve bisikletini model ederek bir takım teknik dersler verdi, ardından soruları yanıtladı, herkes bulmuşken bisiklet delisine inciğini ciniciğini sordu.
Hayallerim gene gerçek olmadı… Bekle Mazı geliyom bekle Mazı geliyom diye efelenirkene rahatsızlığımdan dolayı tırmanamadım. Ama boş durmadım arkadaşlar. Araçta kameraman arkadaş Hasan’la malzeme aracına binerek tekeri patlayanı topladık yer yer indik. Röportajlar yaptık. Hani herkese maymunluk yapıp fotoğrafını çeken vardı ya o benim arkadaşlar. O gün fotoğrafçılık yaptım Mazıyı tırmanan kuzen Ati’yi takdir ve bilimum övgüler yağdırarak çadırımızı hazır ettim. Bizim Ati bir Mazı fatihi edasıylan gelip çadıra kuruldu. Akşam yemekten sonra Levent Bey, Feridun Hoca, Birsen, Adnan Hoca ile tur gündemi ve ileriki yapılacak turlar ve yapılan GBT nin anlam ve önemi hakkında hararetli sohbet ettik. Sevgili Birsenin efelenerek kurduğu cümlelerle sohbette saatin farkına varmadık.

Turun en sevdiğim bölümü olan Bodrum Datça arası feribotunda, kahvaltımızı edip sohbetler ettik, feribotun tadını çıkardık, güldük eğlendik. Bodrumlu değerli insan Orhan Odyakmaz’la nezih sohbetimizden bahsetmeden geçemem.
Datça’da inip bastık pedala eski Datça’nın sokaklarında turlayıp dinlendikten sonra Hızırşah Köyünde bizi bekleyen manyak yemekleri, delirmiş gibi yedik. Vurdular davula bastılar klavyeye oynadık da oynadık. Ne kadar kurt varsa döküverdik oracıkta…
Bastık pedala her gün bir kelime öğrenmek üzere kendini programlamış Eric’e Haydi gidelim cümlesini türkü kıvamında öğreterek ‘haydi gidelim haydi’ diye mırıldanarak, kamp yerine ulaştık. Mükemmel tripleks çadırımızın balkonunda, Güler, Tekin, Nihal, Adnan Hocamızın tercümanlığında turun ağır abisi Hollandalı misafir Frans ile gündem, yaşam, bisiklet, dünya ve feminizm gibi bilimum entel dantel konularda sohbet ettik. Beş dakikalık sohbet için gelen Frans iki saatte anca ayrıldı.
Sabah ver elini Marmaris İçmeler.. Öğle yemeği yemeden önce Bülent Hocam bazı misafirleri megafo la GBT duygularını taze taze aldı. Herkes çok mutluydu. Bülent Başkan ve tayfası mutluluk haricinde sorunsuz ve keyifli bir tur olduğu için hayli huzurluydu. Hele Eric’in gözyaşları insana ne hissedeceğini şaşırtır cinstendi.
Marmaris İçmelere geldiğimizde sahil boyu pedallarken Feridun Hoca’nın keyfi görülmeye değerdi. Hatta Adnan Hocaya kaç gündür dağ tepe pedallattınız, şu güzelliğe bak gözümüz göğnümüz açıldı diye takıldı. Marmaris Limanında Türk kahvesi içmek için yer bakınırken GBT akrabalarımızı formalarından tanıyıp el salladık.
Kendimize bizzat yumuşak minderli bir kahveci bulup kahveyi yudumlarken Eric “Sizleri bisiklet üstünde değil de normal iş hayatınız da da görmek isterdim. O kadar içtensiniz ki asla unutmayacağım” dedi. Ardından bir ara laf dalaşına giren Eric ile Ati’yi görmeliydiniz. Bizim Denizli’li Ati ibiğini kızartarak Türkçe horozlanıyor. Eric ise gözlerini şaşı yaparak ona Hollanda’ca çemkiriyordu. Biz böle onlara tuhaf tuhaf bakarken Adnan Hoca “bana gerek yok onlar anlaşıyor.” dedi. Turun son günü olduğu için herkes kendine yumuşak minderli bir yer bulup içeceklerini yudumluyor fotoğraf çekiliyordu.
Marmaris garajına geldiğimizde damağımızda buruk bir tad ile memleketlere giden otobüslerin derdindeydik. Gördüğümüz herkesle vedalaşıp mahsun mahsun bakıştık.
“Bitti, ülen bitti, nası ya daha şimdi başlamıştı nasıl biter!!!”
Ati ile birbirimize bakarak neccez gari, evlerimize gitcez gari dedik.
Arkadaşlar GBT çok önemli bir tur, gönül işi, MBD grubu hayatlarında aklınıza gelebilecek, gelmeyecek her konuda özveride bulunarak bisiklet sevdası uğruna sırtladılar bizi. Adamlar puzzle gibi birbirini tamamlayarak yol alıyor, başarının sırrı burada.
Ayrıca çok önemli bir konuyu yazmadan geçemem,
Gökova Bisiklet Turu, Başmakçı Bisiklet Şenliğini doğurdu, ardından Denizli Bisiklet Şenliğine gebe…

GBT VUKUATLARI:
1- Mukaddes çiçek yedi kustu, çiçek az bulunan türde olduğu için etkisini GBT ile birleştirip Leyla Leyla dolanıyor mecnunu nu arıyormuş.
2- Tekin’in sayacı çalınmış, çalanlara bedua okuyo kendini Malta’ya sürmüş.
3- Benim kaskım karışmış
4- Gülerin tulumu firarda, dedektif tutmuş
5- Atinin 50 faktör güneş kremi kayıp çalandan tekrar satın almaya razıymış
6- Orhan Odyakmaz’ın mayosu en son Levent Sevil’in aracında görülmüş
7- Özgür’ü dişi goriller kaçırmış haber alınamıyoru
8- Kazım’ın gönlü GBT’de kalmış, kendini Kale’ye zincirlemiş
9- Nihal bi ara keçileri kaçırmış, üçü beşi bulunmuş
10- Feridun Ekmekçi GBT’den sonra hocalığı bırakıp megafonuylan patetiz, sovan satmaya başlamış.
11- Eric son alınan habere göre Ferrari bisikletini satıp yerine bisan dede bisikleti alarakdan Mumcular’a yerleşmiş
12- Sıfır beden Belarus çiftine acıyan Zişan Teyze beslemeye almış
13- Bülent Savran 130 yıllık konağında daha önce yaşayanların da bisiklete bindiği şüphesiyle ruh çağırma seansı yapıyormuş. Fakat ruhlar otopsi korkusundan gelemiyorlarmış.
14- Frans Hollanda sokaklarında “haydi yavrum hop deyiver, anam evde yok deyiver” türküsüyle zeybek oynarkene görülmüş.
15- Muammer Abi’nin getirdiği 50 adet çakmağın ellisi de kayıp şüpheli şahıslar (Ati) mercek altındaymış.
16- Yunanlı damat adayı Alex Esma ile Atiye’nin baskılarına dayanamayıp Seçil’e görücü göndermiş yüzük takılmış, kızımızın adı çıkmadan başı bağlanmış
17- Atiye Esma ve Zehra ara ara bir araya gelip iş çevirmiş şüphelenen Tarkan onlara suçüstü yaparak cık cık cık diyerek tehdit etmiş.
18- Enis Abi Şöförünü kaybetmiş, masraftan kaçınmayarak tur güzergâhına resmini asarak “WANTED” yazdırmış.
19- Emel GBT’den Bodrum’da ayrıldığı için katıldığı seminerde dalgın bakışlarla İngilizce sayıklarken görmüşler.
20- Adnan Hoca saçını sakalına karıştırmış ayıramıyormuş, “bisiklet ne garip şey anne” diye Zişan Teyzeye “kaya” gibi sorular soruyormuş.
21- Levent sevil hala aracından kalan eşyaların sahiplerini ararkene “bi cinnet her şeyi halleder, bi cinnet her şeyi halleder” diyen feryatlarını goca Mola dinleyoru. Didem’in eczanedeki ilaçlar yetersiz kalıyorumuş.
22- Birsen Çin’e yerleşme planları kurarkene ceryanda kalmış Muğla acil’de tecrit halinde görülmüş.
23- Semra kendini GBT annesi ilan edince evlatlık sayısı yüzünde Antalya nüfuz dairesinde bütün sözleşmeli personel kadroya alınmış
24- Gürcan Yılmaz GBT sonrası Ege’de boğulmayı göze alarak Sakız Adasına bisikletiyle gitmeye teşebbüs ettiği için Türk Yunan dostluğu çorbasına bir pikse bisiklet tozu serpmiş.
25- Tayyar Abi tıp biliminde çığır açaraktan “bisikletle terapi” tedavisiyle iyileştiremediği hasta yokmuş
26- Ertan Abi Özgür ile kokoreç yemede aşık atacağım diye mide fesadı geçirmiş, doktorlar tek çare GBT demiş
27- Baba oğul katılımcı olan Gökhan Ak ve oğlu Osman’ın GBT den sonra dünya basını peşine düşmüş, ünlü bisiklet firmaları uçuk fiyatlarla reklam filmleri teklif ediyorlar ama hiç birini kabul etmiyorlarmış. “biz para için pedalımızı satmayız ülen” diyorlar, Baba oğul sadece A.A Muhabiri Esma Eser Açıkgöz’e röportaj veririz diye kestirip atmış. Dünya, bu röportajı yana yakıla bekliyormuş. Ünlü Muhabir Esma Eser Açıkgöz bu röportaj üzerinde titizlikler çalışıyormuş.
28- Bütün katılımcılarda GBT tiryakiliği başlamışşşşşşşşşşşşşşş.

TEŞEKKÜRLER
Teşekkürler GBT u(ha)staları Bülent Savran, Adnan Cangır, Feridun Ekmekçi, Levent Sevil

Teşekkürler benimle tur boyunca acı diş macununu içtenliği ile tatlandıran Ayşe Girgin,
Teşekkürler bizimle simidini paylaşan Kazım Yılmaz
Teşekkürler sadece var olduğu için mücadelenin diğer adı Nihal Sevinç Mut
Teşekkürler bize ağabeylik eden, destek veren Muammer Kızak
Teşekkürler güzel gülüşü, verilen görevin pire gibi üstesinden gelen Güler,
Teşekkürler GBT akrabalarımmm, sizi sevgi ve saygıyla selamlarım. Bu ara moda ya hani
hellalleşeliimiiii, haklarımız helal olsun muuuuuuuuu…….

Pedalınıza sağlık…

GBT 2011 günlük tur bilgileri

05 Mayıs 2011

17 MAYIS SALI 2011

Muğla’ya erken gelen arkadaşlar Muğla Spor Akyol tesislerinde halı saha önü toprak alanda çadırlarını kuracaklar değerli eşyalarını çadırlarında  bırakmadan, yanlarına alarak kent içinde gezecekler.

18 MAYIS ÇARŞAMBA 2011 (32 KM)

07.00  Kahvaltı Ardore Cafe & Restaurant

Açılış programı:

İskender Alper Konakaltı Kültür Merkezi Nail Çakırhan Salonu

09.00  Muğla Bisiklet Derneği Başkanı Yrd Doç Dr M. Bülent Savran’ın Konuşması,

09.10  Avrupa Bisiklet Federasyonu başkan yardımcısı ve Euro Velo çalışma grubu üyesi  EV ekip sorumlusu Frans Van Schoot’un sunumu,

09.35 Bisiklet gezgini, yazar Eric Schuijt’in sunumu,

10.00  Muğla Belediye Başkanı Dr Osman Gürün’ün konuşması,

10.15  Muğla Valisi Fatih Şahin’in konuşması.

10.35 Teknik toplantı

11.30 Ula’ya hareket

Muğla’dan itibaren 12 kilometrelik yol kat edilerek, bir bisiklet cenneti olan Ula’ya varılacaktır. 15.00’den sonra Ula’nın geleneksel sokakları ve çiçekler arasında kaybolmuş evlerinin yanında belediye başkanı sayın Nadi Şenkal’ın rehberliğinde pedal çevrilecektir.

16.30 Akyaka’ya hareket edilecektir. Sakar Geçidinde BP Net Tesislerinde fotoğraf çekmek için mola verilecek, daha sonra Akyaka’ya devam edilecek ve Yücelen Orman Tesislerinde kamp kurulacaktır.

19.00 Akşam yemeği  ve serbest zaman.

19 MAYIS PERŞEMBE 2011 ( 50 KM)

07.00  Kamp alanında kahvaltı

08.00 Hareket.Gökova

Akbük’te mola

Burada elini çabuk tutanlar denize girebileceklerdir. Akbük’ten  14.00’te hareket sonrası bizleri bekleyen zorlu   Ören etabı pedallanıp, kamp kurulacaktır.

19.00 Akşam yemeği

Akşam yemeğinden sonra 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında bisikletli kent içi turu.

20 MAYIS CUMA 2011 (90 KM)

07.00 Kahvaltı

08.00 Hareket.

Çökertme’den sonra, 8,5 kilometrelik Mazı yokuşu çıkılarak, yokuş zirvesinde arkadan gelenlerle buluşulup, dikkatli bir inişten sonra, Mumcular’a varılacak. Öğle yemeği burada yenilecek.

Bir Yörük beldesi olan Mumcular ve Karaova olarak bilinen çevresinde halkın geleneksel geçim kaynağı el dokuması Karaova halıları(daha çok Milas halısı olarak bilinir), çam balı, zeytin, zeytinyağı ve zeytinyağı sabunudur. Burada bu ürünlerin sergilendiği bir sergiyi görme olanağımız olacak. Öğleden sonraki keyifli sürüş Bodrum Gümbet’te Zetaş Tesislerinde noktalanacak. 19.00  Akşam yemeği.

20.00 Bodrum kaymakamı, yarımada belediye başkanları, BODER yetkilileri ve diğer yetkililerin katılımıyla Bisiklet turizmi konulu bir sunum yapılacaktır.

MAYIS CUMARTESİ 2011 (50 KM)

Sabah kahvaltısı  feribotta verilecekltir. Feribot hareket saati 09.30’ dur. Datça- Körmen’de karaya çıkılacak, 5 km  pedal çevrilerek Datça’ya varılıp şehir turu atılacak.

12.30  Öğle yemeği

Yemekten sonra yola devam edilecek ve Çubucak kamp alanında  kurulacak.

19.00Akşam yemeği. Yemekten sonra hep birlikte tanışma ve sohbet toplantısı yapılacaktır.

22 MAYIS PAZAR 2011

07.00 Kahvaltı

08.00 Hareket

Öğle yemeği İçmeler’de verilecektir.Yemekten sonra acele edilmeden Marmaris’e hareket edilecek, Marmaris girişinde seyir alanında, Belediye ekibi ile buluşulacak ve birlikte Marmaris gezisi yapılacak, akşam yemeği burada yenilecek ve tur burada sona erecektir.

 

Muğla Bisiklet Derneği bu programda değişiklik yapma hakkına sahiptir. Katılımcıların her şeyden önce derneğimizin ticari bir kuruluş olmadığını ve düzenlenen bu etkinliğin, bisikletin ülkemizde yaygınlaştırılması amacıyla yapıldığını unutmamalarını rica ediyoruz.

Hepinize selam ve sevgilerimizle…

Muğla Bisiklet Derneği Yönetim Kurulu

 

Muğla Bisiklet Derneği Yönetim Kurulu

03 Mayıs 2011

27 Mart 2011 tarihinde yapılan genel kurulda yeni yönetim ve denetim kurulları  şu şekilde oluşmuştur:

Yönetim kurulu asil:

Bülent Savran          Başkan

Levent Sevil             Başkan yardımcısı

Adnan Çangır          Sayman

Feridun Ekmekçi

Okan Özçelik            Katip

Yönetim Kurulu yedek

Sezai Çıldır

Hakan Dinç

Ebru Soydaş Çakır

Musa Ötenen

Ümit Saman

Denetleme Kurulu asil

Fikret Gürbüzer

Emre Batuhan Çakır

Andaç Gümüş

Denetleme Kurulu yedek

Mustafa Usanmaz

Cengiz Algür

Recep Yelkan Başaran

 

Gökova Bisiklet Turu 2011

06 Nisan 2011

Arkadaşlar Merhaba,

2005 yılında kurduğumuz Muğla Bisiklet Platformunu 2009 yılında, Muğla Bisiklet Derneği noktasına getirdik. Örgütlenmenin bisikletli ulaşım ve bisikletin bir turizm alternatifi olarak ilimizde yaptığımız ve yapacağımız çalışmalara bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Bu amaç etrafında yan yana gelmiş insanlardan kurulu Muğla Bisiklet Derneği olarak bu yıl 18-19-20- 21- 22 mayıs 2011 tarihlerinde, daha önce yaptığımız turların bir devamı niteliğinde, “GÖKOVA BiSİKLET TURU-2011 ‘i organize ediyoruz. Bu buluşma uluslararası bir etkinlik şeklinde olacak ve sponsor olan belediyeler ve ticari kuruluşların katkıları ile ülkemizin cennet köşelerinden olan Gökova Körfezi etrafında gerçekleştirilecektir.

İnsan, toplum ve çevre sağlığını korumanın yanı sıra, dünyada barışın sağlanmasına da adadığımız bu bisiklet buluşmasını, Gökova Körfezinin mavi sularının kenarında uluslar arası bir şenlik havasında her yıl tekrarlamayı amaçlıyoruz.

Amacımız bisikleti ile birlikte bu tura katılan bisikletçilerin, tatil yapması değil, pedal çevirirken düşünmesi, tartışması ve düşüncelerini diğerlerine aktarması, “birlikte olmanın” gücünü ve zevkini yaşamasıdır. Bisikletçilerin bu turda kendilerini müşteri olarak değil, katılımcı olarak hissetmeleri temel amacımızdır. GÖKOVA BiSİKLET TURU-2011 ticari bir tur değildir, bisikletçiler de müşteri değil, katılımcı olacaklardır.

 

Bu turun bir diğer amacı da, ulusal anlamda, bisikletçilerin sorunları ve örgütlenmesi için bir tartışma ortamı açmaktır. Ülkemizdeki tüm bisiklet dernekleri ile bireysel bisikletçileri yan yana getirmek ve “bir olmanın” koşullarını oluşturmayı amaçlamaktayız. Bir akşam konaklamasında, yönetim kurulu üyesi düzeyinde temsil edilen tüm derneklerin, kendilerini tanıtmaları ve çalışmalarını anlatabilmeleri, düşüncelerini bizlerle ve sizlerle paylaşabilmeleri amacı ile masa ve zaman ayrılacaktır.

Ülkemizde bisiklet camiamızda yer almış tüm isimlerin bu buluşmada yer alması temel hedefimizdir. Unutmayınız ki bu sadece Muğla’da yaşayan bizlerin sorumluluğu değil, “hepimizin”, ülke çapında tüm bisikletçilerin kendilerini gösterdikleri, “buradayız” dedikleri, kendi sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdikleri, bu çözümlerin aynı zamanda toplum ve çevre sorunlarının da çözümünde temel halka olduğunu tüm ülkeye gösterecekleri bir sorumluluktur.

Mola ve konaklamaları en güzel koylarda yapacak, Gökova Körfezinin tüm güzelliklerini, zeytinlikler ve çam ormanları ile önceki turlarımızda göremediğimiz kenarda köşede gizli kalmış cennet koyları göreceksiniz. Ayrılmak istemeyeceğiniz bu yollarda, köhne köy kahvelerinde kekik çayı içip, acı zeytinyağına bandığınız ekmeği yiyeceksiniz. “Ege”yi seveceksiniz.

Gelenekselleşen turumuzda gelen sporcuların çantaları ile çadır, uyku tulumu ve matları araçlarla taşınacaktır. Kamp yerlerinde akşamları yemekten sonra sosyal programlar koymayı, bisikletle ulaşım modeline yönetimin dikkatini çekmek amacıyla tartışma konuları açmayı düşünüyoruz. Bu tartışmaların özellikle yabancı katılımcıların da katılımı ile basında yer almasını sağlamak amacındayız. Tüm katılımcıların katılacağı bir yazı ve fotoğraf şeklinde bir sergi açılması yönünde çalışmalarımız bulunmaktadır.

Katılım için Ankara’da Gökhan Ak’a, İzmir’de İzmir Bisiklet Derneğine, Edirne’de EDOSK, Karadeniz Ereğli’de Bisiklet Sevenler Derneğine, Antalya’da Tayyar Büyükcoşkun’a, Fethiye’de Aykut Demir’e başvuruda bulunulacak, bunun dışındaki il ve ilçelerden yapılacak başvurular doğrudan Muğla Bisiklet Derneğine yapılacaktır. Başvurusu kabul edilenlere, kabul mesajı iletilecek ve derneğimize ait web sitemizde ilan edilecektir.

Bizler bunu organize ediyoruz, sizler buraya, aramıza katılmakla aynı düşünceyi paylaştığınızı göstereceksiniz.

 

Hepinize selam ve sevgiler…

 

 

 

Dr.M.Bülent SAVRAN

Muğla Bisiklet Derneği

Yönetim Kurulu Adına

Dernek Başkanı

 

Amsterdam Bisiklet ve Trekking Fuarı

21 Mart 2011

Değerli bisiklet dostları,

Muğla Bisiklet Derneği Başkanı Dr Bülent Savran ve başkan yardımcısı Adnan Çangır, İzmir Bisiklet Derneği başkanı Mustafa Karakuş 26- 27 şubat 2011 tarihlerinde Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da düzenlenen uluslararası bisiklet ve trekking fuarına Muğla’yı, İzmir’i ve Ege bölgesini temsilen katılmıştır. Ülkemizin tanıtımına da hizmet etmiş olan bu çalışmada Türkiye’de alternatif turizm modeli olarak bisikletin sunulması güneş deniz kum konseptinin dışına çıkılması anlamına gelmektedir. Tamamen amatör bir ruhla yaptığımız bu tanıtım çalışması bu fuara katılmamızda desteklerini esirgemeyen Lahey büyükelçiliği kültür ve turizm müşavirliği yetkililerinin beğenisini kazanmış; önümüzdeki yıl yeniden katılım için düşünceler şimdiden paylaşılmaya başlanmıştır.

Tam anlamıyla bir ihtisas fuarı olan ve iki gün boyunca bisikletin kalbinin attığı bu fuarda bisiklet turizminin Avrupa’daki nabzını tutma şansını da elde etmiş olduk; buradan da eksiklerimizi görme olanağını bulduk.  Hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinin temsil edildiği fuarda nasıl bir müşteri çekme yarışının yaşandığını; ve ne kadar iyi bir bisiklet turizmi müşteri potansiyelinin olduğunu gördük.

İnanıyoruz ki ülkemizin sahip olduğu doğal ve tarihi zenginlikler bisiklet turizminin bütün ülkeye yayılması için çok iyi bir hazır altyapı sunmaktadır. Bu altyapıyı kullanabilmemiz için gerekli tek şey bilgi hazırlığı ve reklamdır. Bilgi hazırlığının en önemli adımı ziyaretçilere sunulacak rota bilgilerinin hazırlanmasıdır. Bu alanda ülke çapında yapılacak bir koordinasyonla bu eksiğimiz giderilebilir diye düşünüyoruz.

Bu fuara katılmamıza hem vesile olan hem de yol gösteren Muğla İL Kültür ve Turizm müdürlüğüne, Muğla valiliğine, Muğla Belediyesi’ne, Akyaka Belediyesi’ne teşekkürlerimizi sunarız.